UÇAN KUŞ ARŞİV

YUKARI

 



 

ARTUR'DA CENGİZ'LE DE BİTMEYEN MÜZİK SORUNSALI

15 Mayıs 2006 tarihli yazımızda Artur Disco'nun yıllardır müzik adına hiçbirşey ortaya koyamamasını kapsamlıca ele almış, eleştirmiş, tavsiyelerde bulunmuş, son olarakta Artur'da bir efsane olan Cengiz'i övmüştük.

O efsane, bu sene kendi elleriyle geçmişini yerle bir etti. Hatta geride bıraktığımız senelerdeki dj leri bile arattı!

Bundan sonra biz Artur Disco'da çalan insanlara dj felan demeyeceğiz. Dj'in açılımı 'disc jokey'dir. Plak ve/veya CDleri, turn table, CD player ve mixer yardımıyla kullanan kimse.

Gece boyunca bu kadar disco ortamıyla bağdaşmayan parçayı üst üste çalmak için ne o ekipmana ihtiyaç vardır nede sözüm ona "dj"e.

Bundan sonra Artur Disco'ya Artur Maksim, Arturda kabine geçen dj e ise, dense dense ses sanatçısı denir..

Yıllarca "manken" kelimesini ucuzlattık, bari "dj"lere hakaret etmeyelim

E kimsede millet neden haftaiçi Maksim'e gitmez oldu diye kendine sormasın zaten. Üstelik Ahmet kapalı, etraf projektörler sayesinde gündüz gibi aydınlık ve jandarma başımızda beklerken!

 

 

İLK FİRE

Şu fotoda kaç kişi var? 15! Gemiyatağının 7/24 yaşayan tek evi..kasalarca birayla yapılan hortumlar, eskide mi kaldı yani tüm bunlar ?

Artur'un gözde bekarlarından Arda Mehter geçtiğimiz günlerde Funda Hanım'la hayatını birleştirdi. Artur ve Ankara Koleji çevresinden yüksek katılımın olduğu bu kır düğününde Arda Bey, kendisi gibi Kolej mezunu güzelimiz Funda Hanım ile dünya evine girerken mutlulukları işte bu kare ile ölümsüzleşti.

Çok erken terk ettin bekarlık alemini;p veya tam zamanında bilemiyorum..

Arda Funda Mehter çiftine bir ömür boyu mutluluklaaaar diliyoruz...bi 'wedding song' bulamadım ama tüm Artur'un huzurunda dansa kalkmanızı bekliyoruz:)) mjxx mjxx

 

 

 

 

HOW TO DRINK ABSINTHE (RESPONSIBLY)

Türkçesi pelinotu...

Amerika'da zehir olarak telafuz edilir...

Eski avrupada ve özellikle Fransa'da bohemianların, entellektüellerin, yazar çizer takımının resmi içkisiydi...

Ana maddesi thujone olan bu içki halüsülasyon görmenize sebep olabilir..günümüzde absinthe diye satılan içkilerin %99,9'unda bu madde bulunmaz..sadece yüksek alkollü bir içki içersiniz..dolayısıyla "abi absinthe içtim uçtum, şöle oldu, böle oldu, delirdim, 2 shotta yere serildim" gibi söylemler tamamen yalan ve/veya psikolojiktir..normalde çok içip nası sarhoş oluyosanız aynısı olur..ANCAAAKKK Pragda ev yapımı veya underground üretim bi absinthe bulursanız hemen alın..muhtemelen içinde thujone olucaktır ve işte o zaman gerçek absinthe ne demek görüceksiniz...

Rivayete göre Van Gogh, müptelası olduğu absinthe'ı, bir gece çokca içtikten sora kulağını kesip sevgilisine göndermiştir...

Markasına, çeşidine göre içindeki alkol oranı %60 ila %90 arasında değişir...

Birçok filmde önemli sahnelerde rol almıştır bu içki...

Biz bu kış bunun kitabını yazıcak kadar çok çeşidini denedik...İşte size HOW TO DRINK ABSINTHE

Absinthe'ı 2 farklı şekilde içebilirsiniz..ya shot bardaklarıyla shot yaparak..ya da daha büyükçe bir bardağa (vodka bardağı) long drink olarak, yavaş yavaş..

SHOT: Shot bardakları alınır..delikli absinthe kaşığınız varsa -ki bizde önceleri yoktu gördüünüs gibi..artık var neyse ki- üzerine şeker konur..sora biras absinthe, şekeri ıslatıcak şekilde üzerine dökülür..deliklerden akanlarda shot bardağınızın dibini birascık doldurmuş olur..şeker yakılır..ilk fotoda görüldüğü gibi yatak yorgan yakılmaz..kremalize olan şeker eriyerek shot bardağının içine akar..sora bardak absinthe ile sonuna kadar doldurulur veeeeeeeeeeeeeeeee SHOT..tadı çok kötü olduu için bi seferde nefes almadan içmeniz tavsiye olunur..feci anason kokar..rakıdan nefret edenler bu içkiyi içerken iyice zorlanır..ilk anda bogazınızı yakar..içinizi ısıtır..3, 4 shot yaptıktan sora alev alev olursunuz..soğuk artık etkilemez

delikli kaşığınız yoksa ona benzer bişe kullanabilirsiniz..ama en rahatı bi kaba şekerleri atıp absinthe döküp, yakıp, eriyen şekeri paylaştırmaktır..insanı uğraştırmaz..

LONG DRINK: vodka bardağı alınır..yukarıdaki işlemler yine tekrarlanır..ama shot bardağına bir kesme şeker yeterken bu karışımda iki hatta üç kesme şekeri eritebilirsiniz..kremalize olan şeker bardağa boşaltılır..sora absinthe..ve su..bildiğin su..erikli..oranı size kalmış..2/3 absinthe 1/3 su olabilir mesela..iyice karıştırın..şeker, su ve absinthe birbirine işlesin yaaane..bunu vodka içer gibi yavaş yavaş içebilirsiniz..gerçek absinthe böyle içilirmiş ancak shot olayı daha karizmatik durduu için millet shot içiyoo

BİZİM KEŞFİMİZ: nigde gazozu elbette diil ama absinthe + ice tea green tea!! bunu mutlaka deneyin..süpper bişe..isteğe göre yine şeker eritebilirsiniz içine..oranı da yine 2/3 absinthe 1/3 green tea

Afiyet bal şeker olsunnnn hepinize...

Anonim: "Ben, çok alkolik insan gördüm ama, hiç alkolik site görmemiştim"

 

 

ÇEYREK

Şimdi ÇEYREK denen hadise, Murat Hoca'nın buluşudur. Dün geceden kalmış, daha yeni toparlanmaya başlayan midenin tekrar canına okunması durumudur. Daha açıklayıcı bir özetle 17, 18, 19 sularında ciddi alkol alma durumudur.

Çeyreğin kelime anlamı "hani tam içmeyelim, daha gündüz, çeyrek içelim" maksadıyla konulmuştur. Ancaaak, Murat Hoca'nın önderliğinde, Ateş Abi ve CinCan'ın yardımlarıyla geçmiş senelerde büyük damacanalarda karışımlar yapılarak servis edilen çeyrek, bu sene sek vodka shota kadar ilerlemiştir:))

Mekan olarak iki üç yer sayabiliriz. Voleybol sahasının hemen yanındaki çimler, biraz daha ilerdeki ahmetten kumsala ve kabinlerin oraya inen merdivenlerin yanındaki çimler, ahmet büfenin içi, veya Sini'nin parka inen merdivenlerinin orası... ÇEYREK, bu mekanlar dışında bi yerde yapılmaz! Tuna Abi ve Melih abi bu olayın gediklisi olup diğer üyeler o günkü duruma göre değişir. Mesela Memo gündüz sarhoş olmaktan korkup "annem çağırıyo diye hemen kaçar". Aynı şekilde Mustafa Abi'de bu sene çok yanaşmadı çeyrek olayına. Aksine İsmail tavernada iki-üç bira içtikten sonra çeyrek yaparsak kafamızın daha iyi olucağını savunmaktadır. Yine bu yaz yaptığımız fakat burada resmi bulunmayan ÇEYREK eventinde Tuna Abiler'den tutunda motosikletli küçük tayfaya, Kayahan'ın eski eşi Lale Hnm'dan, bizlere, 65 yaş üstü büyüklerimizden Melih Abi'nin tavla arkadaşlarına kadar 15'in üstünde katılımcı vardı ve 3 şişe vodkanın yarım saatte bittiği, kahkahalarımızın küçük iskeleden duyulduğu unutulmaz bir andı... Hatta o gün Melih Abi geceye duş almadan şort mayolarla devam etmeyi teklif ettiyse de, peşinden çok fazla kişiyi sürükleyemedi açıkçası:))

Çeyreğin tek kötülüğü 20:00, 20:30 gibi eve çakır keyif dönünce insanın üzerine bi ağırlık çökmesi ve ne yemek yiyebilecek, ne de duş alabilecek isteği kendinde bulamamasıdır. En güsel yanı ise tabii ki; bayık taverna ortamından şen kahkahaların atıldığı bir ortama geçiş yapılmasıdır!

Bu yaz herkişleri bekleris...

 

 

HEM PSİKOLOG HEM FOTOMODEL

Pınar'ı en eski Arturlulardan, en yeni Arturlulara kadar herkes tanır. Güzelliği ile Artur'un sembolü olmuş, bir dönem birçok erkeğin başını döndürmüştür güzel kızımız... Ama kimse içini bilmez Pınar'ın. Tavernada güneşlenen, iyi fal bakan kız!? mı acaba Pınar sadece...

Pınar senelerdir, hem öğrenimini gördüğü mesleğini (psikolog) icra ederken hemde önce hobi olarak başladığı sonra ciddi iş teklifleri aldığı fotomodellik mesleğini sürdürüyor. Üstelik çoğumuzun bir işi doğru düzgün yürütemediğimiz sırada Pınar ikisinide başarılı bir şekilde götürüyor. Kimi zaman çekimlerini işine göre ayarlarken, kimi zamanda mesleğinin esnekliğini kullanıp hastalarının randevu saatlerinde ufak oynamalar yaparak çekimlerini gerçekleştiriyor.

Son iki senedir temmuz ve ağustosu kendine ayırdığını söyleyen güzel kızımız daha önceleri yaz aylarında da çalışarak çok sevdiği Artur'dan uzak kalıyordu. Artursuz yapamam, senenin bütün yorgunluğunu denize girerek ve güneşlenerek atabiliyorum diyen Pınar, kışın ise İstanbul'un zor koşullarıyla baş etmeye çalıştığını söylüyor. Biz de arturluyuz.com ekibi olarak kendisini kutluyor aramızdaki psikolojik delilere ücret talep etmeden bakmasını rica ediyoruz...

Bize Mail Atın

[ Copyright © 2001-2011 ]
 

 

 
22 AĞUSTOSTA FİLTREYE / SANSÜRE HAYIR!